Ne Ekilirse , O Biçilir !
Bu yazıyı paylaş:
Malum, hayat bazen uzun bir yol, bazen de dar bir sokak gibidir… Attığımız her adımın bir izi, söylediğimiz her sözün bir yankısı vardır. Kimi zaman yaptığımız küçük bir iyiliğin yıllar sonra hiç ummadığımız bir kapıyı araladığını görebiliriz. Kimi zaman da kırdığımız bir kalbin sessiz bedduası, içimizi daraltan bir huzursuzluk olarak geri dönebilir. İşte bu yüzden derler ki:
“İyilik yapan iyilik bulur, kötülük yapan da kötülük bulur.”
Bu söz, sadece laf olsun diye ortaya atılmış değildir; hayatın şaşmaz dengesine dair derin bir hakikat olduğu gerçektir.
İyilik, karşılık bekleyerek yapılan bir alışveriş değildir. O, insanın karakterine işlediği bir imzadır. Bir yetimin başını okşamak, zor durumdaki birine el uzatmak, kırıcı olmak yerine susmayı tercih etmek… Bunların her biri görünmeyen bir terazide tartılır. Belki aynı kişiden değil, belki aynı gün değil; ama mutlaka bir yerden, bir zamanda sahibine geri döner.
Kötülük de böyledir. Haksızlık yapmak, kul hakkına girmek, başkasının acısından çıkar sağlamak… Bunlar kısa vadede kazanç gibi görünse de insanın ruhunda ağır bir yük bırakır. Vicdanın sesi susturulamaz; susturulmaya çalışıldıkça insanın iç huzuru eksilir. Verdiği rahatsızlık dışa vurur. Çünkü evrende işleyen ilahi bir adaletin varlığı her zaman hissedilir ve hiçbir davranış karşılıksız kalmaz.
Unutmayalım ki; dünya, ektiğimizi biçtiğimiz bir tarladır. Sevgi eken sevgi, merhamet eken merhamet, öfke eken ise yalnızlık biçer. Bu yüzden iyiliği bir alışkanlık, merhameti bir yaşam biçimi hâline getirmek gerekir. İyilik yaparken küçük hesaplar değil, büyük bir gönül taşımalıyız.
Gelin, bugün bir kalbe dokunalım. Birini incitmek yerine onarmayı seçelim. Çünkü sonunda kazanan; daha çok kıran değil, daha çok onaran olacaktır.
Çünkü hayat, sandığımızdan daha adildir. Bazen gecikir ama asla unutmaz. Attığımız her adım, söylediğimiz her söz, yaptığımız her tercih görünmeyen bir deftere yazılır. İnsan başkasına ne veriyorsa, aslında kendi yarınını inşa ediyor.
İyilik; zayıflık değil, en büyük güçtür. Affetmek; kaybetmek değil, ruhu özgürleştirmektir. Merhamet ise insanı insan yapan en kıymetli hazinedir. Bugün belki kimse görmez yaptığımız güzelliği, belki alkışlayan olmaz… Ama iyilik sessizce büyür ve günü geldiğinde sahibini bulur.
Bu yüzden kalbimizi karartacak değil, aydınlatacak seçimler yapabilmeliyiz, yapmalıyız! Kıran değil, onaran olalım. Yıkan değil, inşa eden olalım.
Çünkü sonunda herkes ektiğini biçecek… Ve biz, yarınlarımızda iyilikle karşılaşmak istiyorsak, bugün iyilik ekmeliyiz. İyilik çoğaldıkça dünya biraz daha yaşanılır oluyor.
Kalbinizden iyilik, hayatınızdan huzur eksik olmasın…
Sevgi ve saygıyla.