Kalbin Temeli Güvendir
Bu yazıyı paylaş:
“Bazı duygular vardır, sessizdir ama hayatın temelidir…”
İşte; “Güven Duygusu”, insanın içindeki en sessiz ama en güçlü temeldir. Bir ev düşünün; duvarları sağlam, pencereleri geniş, manzarası güzel olsun. Ama temeli çürükse o evde huzurla oturulamaz. Güven de tıpkı böyledir. Görünmez ama her şeyi taşır. Varsa hayatı hafifletir, yoksa en küçük sarsıntıda insanın içi çöker.
Bir zamanlar yaşlı bir marangozun yanında çıraklık yapan bir genç varmış. Usta, çırağa her gün aynı işi verirmiş: Çivileri çak, tahtaları ölç, teraziyi kontrol et. Genç bir gün sıkılıp, “Usta, bana güvenmiyor musun? Hep kontrol ediyorsun,” demiş. Usta gülümsemiş: “Sana güvenmediğim için değil, güvenini sağlamlaştırmak için.” Sonra eklemiş: “İnsan önce işine sadık kalır, sonra insanlar ona sadık kalır.” Yıllar sonra o çırak, yaptığı evlerin sağlamlığıyla anılmış. Çünkü güven, bir anda verilen değil; tekrar tekrar doğrulanan bir emektir.
Yalnız çok dikkat etmek gerekir; kılığı, kıyafeti, davranışları ve konuşmaları ile çok güven verici görünüp, sahtekar olanlar da az değildir.
“Güven, doğruluğun gölgesidir.”
Doğru bir insanın arkasında güven kendiliğinden yürür. Sürekli kendini anlatmaya, savunmaya, ispat etmeye ihtiyaç duymaz. Çünkü davranışları onun adına konuşur. İnsan bazen güzel sözlerle değil, verdiği sözleri tutarak güven verir. Unutma: Söz vermek kolaydır; söz olmak zordur.
Bir dostluk düşünün. İki arkadaş yıllarca görüşmemiş ama bir gün biri dara düştüğünde diğerini aramış. Telefonun diğer ucundan sadece şu cümle gelmiş: “Neredesin?” İşte güven budur. Araya zaman, mesafe, sessizlik girer; ama şüphe girmez. Güven varsa açıklamalar kısalır, kalpler uzar.
Ancak güven körlük değildir. Herkese aynı kapıyı açmak da değildir. Güven, akıl ile kalbin el sıkışmasıdır. Kalp inanmak ister, akıl gözlemler. İkisi birlikte karar verdiğinde güven sağlıklı olur. “İtimat, tedbirle güzeldir.” Çünkü sınırsız güven, bazen insanı sınavsız bırakmaz. Bu yüzden güven verirken ölçülü, alırken dikkatli olmak gerekir.
Kırılan güvenin sesi çıkmaz ama izi kalır. Cam kırıldığında ses duyarsın; güven kırıldığında sessizlik olur. O sessizlik, ilişkilerin arasına duvar örer. Güveni onarmak mümkündür ama eski hâline döndürmek zordur. Bu yüzden güveni korumak, kazanmaktan daha değerlidir. Bir çiçeği büyütmek zaman alır; koparmak bir an. Güven de öyledir.
Bir bilgeye sormuşlar: “İnsan kime güvenmeli?” Cevabı kısa olmuş: “Sözünü tartana, öfkesini yutana, menfaatini ikinci plana atana.” Çünkü insan en çok menfaatine dokunulduğunda değişir. Güvenilir insan ise menfaat karşısında bile karakterini bozmaz. Karakter, güvenin köküdür.
Kendine güven meselesi de vardır bir de. İnsan başkasına güvenmeden önce kendine güvenmeyi öğrenmelidir. Hatalarından kaçmadan, eksiklerini inkâr etmeden, güçlü yanlarını kibirsizce kabul ederek. Kendine güvenen insan başkasının onayına bağımlı olmaz. “Kendi içinde dimdik duramayan, başkasının yanında uzun süre ayakta kalamaz.” Bu yüzden öz güven, içsel bir dürüstlükle başlar.
Güven duygusu sabır ister. Hız çağında yaşıyoruz; her şey çabuk olsun istiyoruz. Ama güven yavaş büyür. Bir tohum gibi. Toprağa atarsın, üstünü örtersin, her gün kazıp bakmazsın. Beklersin. Çünkü bilirsin ki sürekli kontrol edilen tohum kök salmaz. İnsanlara da biraz alan, biraz zaman vermek gerekir. Sürekli şüpheyle izlenen bir kalp, rahatça açamaz kendini.
Son olarak şunu unutmamalı: Güven, birine sırtını döndüğünde de arkanda duracağını bilme hâlidir. Hayatta herkes seni alkışlayabilir; ama asıl güven, kimse görmezken de doğru olanı yapmaktır. Çünkü güven, seyirci için değil, vicdan için yaşanır.
Özetle; güven bir duygudan fazlasıdır. Bir yaşam biçimidir. Sözüne sadık olmak, niyetini temiz tutmak, hatanı kabul edebilmek ve karşındakine değer vermekle büyür. “Güven inşa edilir, hediye edilmez.” İnşa ettiğin her güven köprüsü, seni hayatta daha sağlam kıyılara ulaştırır. Ve unutma: Güvenilir olmak, güven aramaktan daha kıymetlidir.
Unutmayalım:
“Güven, doğruluğun gölgesidir.”
“Cam kırıldığında ses duyarsın; güven kırıldığında sessizlik olur.”
“Güvenilir olmak, güven aramaktan daha kıymetlidir.”
“İnsanın serveti, asla cebindekiler değildir; güvenle yanında duranlardır.”
Dilerim güveniniz bol, kalbiniz huzurlu, çevreniz sağlam olsun.
Sevgi ve saygıyla.