Gönüle Düşen Sükûnet

233 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Çoğu insan içinde bulunduğu sıkıntıların esiri oluyor. Sebepli ya da sebepsiz dertler, insanın günlük yaşayışından verdiği kararlara, davranışlarından tepkilerine kadar her şeyi sessizce kuşatıyor. Dışarıdan bakınca “takma”, “geçecek”, “büyütme” demek kolay; ama sıkıntıyı bir çırpıda silip atabilmek hiç de öyle değil. Bunu ancak yaşayan bilir. Çünkü insan bazen neye üzüldüğünü bile tam tarif edemez; kalbi ağırdır sadece, omuzları yorgun, zihni dağınıktır.

Geçtiğimiz hafta içinde, iki ayrı grubumdan iki dosttan gelen mesajlar sanki içimi okumuş gibiydi. Biri Mevlânâ’dan bir cümleyle dokundu gönlüme:

“Her şeye canını sıkma ey gönül; ne bu dertler kalıcı ne de bu ömür.”

Diğeri ise sade ama bir o kadar güçlü bir çağrıydı:

“Gülümse. Çünkü sen üzüldün diye dünya değişmeyecek; ama sen gülümsersen senin dünyan değişecek.”

Bu satırları okuyunca insan durup derin bir nefes alıyor, farkında olmadan silkeleniyor. Çünkü doğru söz, tam vaktinde gelince kalbe başka türlü değiyor.

Zaten insanlık tarihi boyunca dertler hep söze, ezgiye, mısraya dökülmüş. Yanık türküler boşuna yakılmamış, şarkılar boşuna yazılmamış. “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin” diye soran da aynı yorgunluğu taşımış; “Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime” diyen de… Türk sanat müziğinde bir makamın içine saklanmış hüzün de, bir bozkır türküsünde yükselen feryat da aslında aynı şeyi söylüyor: İnsan üzülür, insan yorulur ama yine de anlatır. Çünkü anlatmak, biraz hafiflemektir.

Belki dertler hemen bitmiyor, şartlar bir anda değişmiyor. Ama insanın bakışı değişebiliyor. Ve bazen en büyük iyileşme de tam burada başlıyor. Kendimize biraz merhamet etmekte, her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabullenmekte, yükün tamamını tek başımıza taşımaya çalışmamakta… Hayat, acısıyla tatlısıyla akıp giderken bize düşen; nefes almayı, şükredecek küçük bir sebep bulmayı ve umudu diri tutmayı unutmamak. Çünkü ne dertler ebedî, ne de bu yolculuk. Ve bazen bir dosttan gelen mesaj, bazen bir mısra, bazen de kulağımıza ilişen tanıdık bir ezgi; yorgun bir yüreğe aradığı sükûneti fısıldayabiliyor.

Dertler söz olmuş, türkü olmuş, şarkı olmuş… Demek ki insan her çağda aynı yerden inciniyor.

Sizler incinmeyin; gönlünüz ferah, yolunuz açık olsun. Yüreğinize yük olanlar hafiflesin.

Sevgi ve saygıyla.

Bu yazıyı puanlayın
Ortalama: 4.9 / 5 (194 oy)
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!