Bir Ruh Meselesi Üzerine..

233 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Bazı cümleler vardır; söylenirken dudaktan çıkar ama kalpte yankılanır. Bazı sözler vardır; okunmaz, yaşanır. Ve bazı sevgiler vardır ki ne aklın terazisine sığar ne kalbin atışına… Onlar ancak ruhun bildiği yerden anlaşılır.

Ben, sevmeyi hiçbir zaman yalnızca bir duygu sanmadım. Çünkü duygular değişir… Kalp yorulur, akıl karışır, zaman her şeyi aşındırır. Ama ruh… Ruh, hiçbir takvime uymaz. Ne eskir ne unutur. Ne de yarım sever.

Bu yüzden aileme, akrabalarıma, hayatımda yeri olan insanlara; doğum günlerinde, evliliklerinde, özel anlarında içimden gelen duyguyu dile getirirken sıkça şu cümleyi kurarım:

“Seni aklım ve kalbimle değil, ruhumla seviyorum.”

Bu ifade beni ilk duyduğum andan itibaren derinden sarstı. Önce Mevlânâ Hazretleri’nin hikmetli sözlerinde rastladım ona, sonra Şems-i Tebrîzî’nin yakan ama aydınlatan cümlelerinde… Ve fark ettim ki bazı sözler duyulduğu an değil, kalbe nakşedildiği anda anlam kazanıyor.

Mevlânâ ne güzel söylemiş:

“Ben dostumu ne kalbimle ne de aklımla severim. Kalp bir gün durabilir, akıl da unutabilir. Ben dostlarımı ruhumla severim, çünkü ruh ne durur ne de unutur.”

Gel de gönül bu söze teslim olmasın… Kalbin durabileceğini, aklın yanılabileceğini kabul eden bir bilgelik var burada. Ama ruhu, ilahi bir sadakatle merkeze alan bir sevda anlayışı… İşte bu yüzden bu söz sadece bir cümle değil; bir hayat duruşu.

Şems-i Tebrîzî ise sevgiyi katman katman çözüp önümüze koyar:

“Göz hoşuna gideni sever. Akıl, kendini anlayanı sever. Ama ruh, kendine benzeyenden başkasını sevmez.”

Gel de mest olma… Çünkü burada artık yüzey yoktur, menfaat yoktur, beklenti yoktur. Ruh, ruhu tanır. Aynılık değil bu; aynı kaynaktan beslenme hali. İki ruhun, birbirine bakmadan bile birbirini bilmesi…

Belki de bu yüzden bazı insanları ilk gördüğümüzde tanıdık gelir. Belki de bu yüzden bazı vedalar içimizi paramparça eder. Çünkü kalp alışır, akıl kabullenir; ama ruh ayrılığı bilmez.

Bugün sevgiyi hızlıca tükettiğimiz, cümleleri kolayca harcadığımız bir çağda ruhla sevmek neredeyse unutulmuş bir lüks gibi. Oysa en hakiki bağ, en sessiz ama en kalıcı olanıdır.

Ben bu yüzden sevdiklerime büyük laflar etmiyorum. Onlara sadece şunu söylüyorum: Seni ruhumla seviyorum. Çünkü bu cümlede vefa var, sadakat var, zamansızlık var. Çünkü bu sevgi; ne şartlara bağlı ne de günlere…

Ve biliyorum… Ruhla sevilen, hiçbir zaman yarım kalmaz.

Sevgi ve saygıyla.

Bu yazıyı puanlayın
Ortalama: 5.0 / 5 (198 oy)
Yorumlar (1)

Yorum Yap

İsmail Selçuk Narbay03.02.2026

Çok güzel bir ifade