Kendine Sormadan Başkasını Yargılama!

234 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Günlük yazılarımı “İnsan ve yaşam” konularıyla ilgili olarak “Akla Sığmayanlar” başlığı altında değerlendirerek gerçekleştiriyorum. Bu defa aklıma biraz tuhaf bir soru takıldı: “Hep başkalarını sorguluyoruz, kendimizi de sorgulamalı mıyız?” diye. Evet, işte şimdi bu konudaki değerlendirmemi sunuyorum:

İnsan çoğu zaman başkasını sorgular; hatayı, yanlışı, eksiği dışarıda arar. Oysa aynı sorular insanın kendisine de yöneltilmelidir. Çünkü davranışlarımız, sözlerimiz ve seçimlerimiz en çok bizi anlatır. Kendini sorgulamak; neyi neden yaptığını fark etmektir. Doğruyla yanlışı, ihtiyaçla hırsı, tepkiyle düşünceyi ayırt edebilmektir. Bu sorgulama suçlamak için değil, anlamak içindir.

Akla getirilmeyen önemli bir gerçek var; İnsan kendini sorgulamadığında, hayat onu sorgulamaya başlar. Karşısına çıkan tekrarlar, kırılmalar ve hayal kırıklıkları çoğu zaman rastlantı değildir. Bunlar, bakılmayan yerlerin sessiz uyarılarıdır. Kendini sorgulamak, geçmişi didiklemek ya da sürekli kusur aramak değildir; bugünü daha bilinçli yaşamaya niyet etmektir.

İnsan, başkasını sorgularken çoğu zaman kendini dışarıda bırakır; çünkü içe dönmek cesaret ister. Oysa asıl yüzleşme, aynayı başkasına değil kendine tuttuğunda başlar. Kendini sorgulamak, “Ben kimim?” sorusundan çok, “Nasıl biriyim ve neden böyleyim?” sorusunu sormaktır. Bu sorgulama; düşüncelerimizdeki ezberi, davranışlarımızdaki tekrarları ve tepkilerimizdeki aceleyi fark etmeye yöneliktir.

Hangi konularda mı? Ahlakta niyetimizi, ilişkilerde tutumumuzu, hayatta yönümüzü belirleyen her noktada. Kriteri ise vicdan, tutarlılık ve samimiyettir. Kendine karşı dürüst olabilen insan, başkasına karşı daha adil olur. Çünkü insan kendini tanıdıkça yargılamaktan çok anlamaya yönelir.

Neden gereklidir? Çünkü sorgulanmayan benlik, aynı hataları farklı isimlerle tekrar eder. Niçin değerlidir? Çünkü insanı olgunlaştırır, derinleştirir. Yararı ise sessiz ama kalıcıdır: Daha bilinçli seçimler, daha sağlam bir duruş ve yaşadığını fark eden bir hayattır.

Bu sorgulama, insanın sınırlarını fark etmesini sağlar. Her şeye yetişemeyeceğini, her doğruyu bilemeyeceğini, her tepkinin haklı olmadığını kabullenmek bir zayıflık değil, bir olgunluk işaretidir. İnsan kendini tanıdıkça başkasını düzeltme hevesi azalır; yerini anlama çabası alır.

Kendine sorulan tek bir dürüst soru, başkasına yöneltilmiş onlarca yargıdan daha öğreticidir. Çünkü insan, kendini anladığı ölçüde hayatı anlamlandırır; hayatı anlamlandırdığı ölçüde de insan kalır.

Bu yüzden insan, kendine ara sıra durup bakmayı ihmal etmemeli. Büyük sorgulara, ağır hesaplaşmalara gerek yok; basit ve dürüst sorular yeterlidir. “Bugün neden böyle davrandım?”, “Bu düşünce gerçekten bana mı ait?” diye sormak bile bir başlangıçtır. Kendine yöneltilen bu küçük dikkat, zamanla bakışı berraklaştırır. Çünkü insan, kendine karşı uyanık kaldıkça hayata karşı da daha sakin, daha adil ve daha anlamlı bir yerde durur.

Sevgi ve saygıyla

Bu yazıyı puanlayın
Ortalama: 4.9 / 5 (205 oy)
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!