Geleceği Avuç Çizgilerinde Aramanın Komik Serüveni

126 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Bir el falı seansına oturduğunuzda aslında yaptığınız tek şey, hayatınızın geri kalanının, bir avuç içi haritasına bakarak size yüksek sesle uydurulmasına izin vermektir.

Falcı, kahve kokusu ve hafif bir tütsü dumanı eşliğinde elinizi havaya kaldırır ve o an başlar: “Bakın, bu çizgiler… Bunlar, Marmara bölgesindeki otoyol çalışmaları gibi. Çok karmaşık. Ama merak etmeyin, tünelin ucunda bir mola yeri var.”

Aslında, o kalın ‘Hayat Çizgisi’ dediği şey, muhtemelen en son mutfakta kestiğiniz domatesin bıraktığı izden farksızdır. Falcı, o çizgiye öyle bir odaklanır ki, sanki orası, kayıp Atlantis’in koordinatlarını gösteren gizli bir GPS ekranıdır. “Görüyorsunuz, bu çizgi 87 yaşına kadar kesintisiz gidiyor,” der. Sen içinden “Harika! Bir ömür boyu mortgage (uzun vadeli konut kredisi) ödeyecekmişim,” diye düşünürken, falcı hemen ekler: “Ama burada bir minik çatallanma var. Bu da demek oluyor ki, 45 yaşında muhtemelen bir ev-arsa almanızı imkân verecek.”

‘Aşk Çizgisi’ne gelince… Ah, o çizgi! Eğer çizgi kısa ve zayıfsa, “Çok özgür ruhlusunuz, kimseye bağlanamazsınız,” der. Eğer uzun ve derin bir kanyon gibiyse, “Büyük, destansı bir aşk sizi bekliyor, muhtemelen 30 yıl sürecek bir internet sağlayıcısı taahhüdü gibi,” der. İşin komik yanı, falcıların her zaman söylediği bir şey vardır: Avucunuzdaki o çizgi, gelecekteki büyük bir seyahati işaret eder. Bu seyahat ya ‘küçük, romantik bir kaçamak’ ya da ‘bir akraba düğünü için otobüsle gitmek zorunda kalacağınız’ bir yerdir. Ama önemli olan, size bir yolculuk vaat etmesidir.

Sonuç olarak, el falı, sizi avucunuzun içindeki kırışıklıkların aslında derin kozmik sırlar olduğuna inandıran, eğlenceli ve masum bir oyundur. En azından, fal bitince elinize baktığınızda, bir sonraki el yıkamanıza kadar size anlatılanları unutacağınızı bilmek, huzur vericidir. Ne de olsa, geleceği okumak yorucu bir iş, biraz da kendinizi el falının absürtlüğüne bırakıp gülmek en güzeli.

Falcı size tüm otoyol haritalarını, ekmek yapma makinesi kehanetlerini ve destansı internet taahhütlerini anlattıktan sonra, siz oradan yeni ve parlak bir geleceğe doğru adım atmayı beklersiniz. Aylar geçer. Yıllar da geçer. 87 yaşınız gelip çatar ama Hayat Çizgisi’nin söz verdiği kesintisiz yaşam akışı yerine, falcıyla görüştükten altı ay sonra feci bir grip geçirirsiniz. Üstelik o ekmek yapma makinesini almanız gereken 45 yaş geldiğinde, bütçeniz sadece tost makinesine yetmiştir ve o bile zar zor çalışmaktadır.

Dahası, ‘Büyük Aşk’ çizgisi, falcının bahsettiği gibi destansı bir ilişkiye değil, sadece bir süredir arızalı olan kombiyle kurduğunuz duygusal bir bağa dönüşmüştür. Sürekli onu tamir etmeye çalışıyor, onunla konuşuyor ve ona bağlı kalıyorsunuz. Falcının “mutlaka çıkacaksınız” dediği romantik seyahat ise, komşunuzun kedisini beslemek için mecburen yan daireye yaptığınız 45 saniyelik bir yürüyüşten ibaret kalmıştır.

İşte tam bu noktada, o mistik anın büyüsü hızla kaybolur ve geriye sadece soğuk bir kahve telvesi gerçekliği kalır. Falcının vaat ettiği her şey, elinizdeki terden nemlenmiş bir kâğıt mendil kadar değersizdir. Bir an gelir, elinize bakarsınız ve avucunuzdaki çizgilere kızgın bir yüz ifadesiyle bakarsınız: “Sana güvenmiştim Çatal Çizgisi! Nerede benim 87 yıllık kesintisiz hayatım ve o muhteşem ekmek makinesi?!” diye söylenirsiniz.

O gün anlarsınız ki, fal aslında geleceği görmek için değil, sadece o anlık bir eğlence ve hayal kırıklığı için yapılmıştır. Belki de avucunuzdaki o karmaşık çizgiler, geleceğinizi değil, sadece çok fazla bulaşık yıkamaktan nasır tutmuş parmaklarınızın haritasını gösteriyordu. Ve o an, derin bir nefes alır, el falı serüvenini komik bir anı olarak rafa kaldırır ve kendi geleceğinizi bir ekmek makinesi satın alma planıyla değil, kendi çabalarınızla şekillendirmeye karar verirsiniz.

El falınız sizi mutlu kılsın.

Sevgi ve saygıyla

Bu yazıyı puanlayın
Ortalama: 5.0 / 5 (32 oy)
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!