Kaçırmayalım, Her Gün Bir Şanstır!
Bu yazıyı paylaş:
“Hayat bir tercih meselesidir. Geçmişi düşünürsen masal, geleceği düşünürsen hikâye, bugünü düşünürsen gerçektir. Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver.” Mark Twain’in bu sözü, insana bir anda sessizlikten bir aydınlanma gibi dokunur. Sanki bütün ömrün sırrını birkaç cümleye sığdırmıştır.
Hayatın ne olduğunu anlamaya çalışan bir ömür, bazen bu kadar sade, bu kadar çıplak bir hakikatte gizlidir. Çünkü yaşam, gerçekten de bir tercih meselesidir. Kimi insan geçmişinde takılıp kalır, bir zamanlar yaşadığı güzellikleri, pişmanlıkları ya da kırıklıkları yeniden yaşamak ister. Oysa geçmiş, artık masal olmuştur; anlatıldıkça güzelleşen ama geri dönülmez bir ülke.
Kimi insan da gözünü sürekli geleceğe diker; yazılmamış bir hikâyenin peşinde, “yarın”ın gelmesini bekler. Fakat geleceğin hiçbir sayfası bugünün kaleminden çıkmadıkça var olamaz. Hayat bir bakıma bazen bir penceredir; dışarı baktığında geçmişin tozlu yollarını, geleceğin sisli ufkunu ve tam ortasında parlayan bir anı, bugünü görürüz.
İnsan, çoğu zaman bu pencerenin camında kendi yansımasına takılıp kalır. Geçmişteki pişmanlıklarıyla yüzleşir, geleceğin belirsizlikleriyle korkar, ama içinde bulunduğu anı fark etmeyi unutur. Oysa Mark Twain’in dediği gibi, hayat bir tercih meselesidir. Ne kadar nefes alacağımızı bilemeyiz belki, ama o nefeslerin nasıl alınacağını seçebiliriz.
Her gün yeniden doğmak elimizdeyken, çoğumuz dünün küllerinde üşür, yarının hayallerinde yanarız. Bir masal gibi yaşar insan geçmişi; bir zamanlar “bir varmış bir yokmuş”la başlayan cümlelerin içinde gezinir. Ve tam burada, en kıymetli olan şey devreye girer: bugün. Ne dünün gölgesinde soluk, ne yarının rüyasında kayıp… Gerçek olan, sadece şu andır.
İnsan, bugünü yaşarken gerçekten var olur. Bütün renkler, bütün hisler, bütün anlamlar bu “şimdi”de toplanır. Güneşin sabah pencerenden içeri süzülen ışığında, kahvenin kokusunda, bir dostun sesinde ya da sadece kendi kalp atışında saklıdır yaşam. Hayatı özel kılan şey, onun sürekliliği değil; her anın içinde yeniden doğabilme ihtimalidir.
Zaman, kimse için durmaz. Dün geçti, yarın henüz gelmedi. Ama bugün işte tam bu an elimizdedir. İnsan, bugüne sahip çıkmayı öğrenmedikçe, hayat hep bir yerlerde kaçan bir tren gibi gelir geçer. Oysa her sabah, yeni bir sahne açılır önümüzde. Bizden beklenen tek şey, o sahneye kendi ışığımızla çıkmaktır.
Her güne hayatının en güzel günü olma şansını verdiğinde, aslında sadece günü değil, kendini seçmiş olursun. Geçmiş bir masal; içinde kahramanlıklar, yanlışlar, yarım kalan cümleler vardır. Kapatıp bir köşeye koymak değil, ondan öğrenmek gerekir. Gelecek bir hikâye; umutla, merakla beklenir ama kendi başına yazılamaz.
Kalem daima bugünün elindedir. Ve bugünü yaşamak, aslında bir sanattır. Çünkü insan, günü yaşarken fark eder ki hayat ne büyük planlarda ne de ulaşılamaz hedeflerde saklıdır; bir bakışın sıcaklığında, bir nefesin derinliğinde gizlidir. Mark Twain’in sözü, bu yüzden bir nasihat değil, bir hatırlatmadır: Yaşam, kimseye fazladan bir gün vaat etmez ama her sabah, taze bir başlangıç sunar.
Her gün, kendi mucizesini içinde taşır; mesele onu fark edebilmektir. Güne anlam katmak, sabahı sıradan olmaktan çıkarır. İnsan, kendine izin verdiğinde, en basit gün bile bir kutlamaya dönüşür. Belki de hayatın en bilgece yönü, hiçbir şeyin tekrar etmeyişindedir. Aynı gün bir daha gelmez, aynı sabah bir daha doğmaz, aynı an bir daha yaşanmaz.
O yüzden her gün, yeni bir seçimdir. Geçmişin masalını dinleyebilirsin, geleceğin hikâyesini hayal edebilirsin ama bugünün gerçeğini yaşamazsan hiçbirini tam anlamıyla sahiplenemezsin. Ve işte tam bu noktada Twain’in sözündeki gizli davet yankılanır: “Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver.” Çünkü hayat, insana sadece yaşamak için değil, yaşadığını fark etmek için verilmiştir.
O farkındalığı kazandığında, zaman artık seni sürüklemez; sen zamanı şekillendirirsin. Ve her günün sonunda,Güneş ufukta kaybolurken,Bir nefes al, derin ve sessiz.Düşün geçmişi, gülümse geleceğe,Ama en çok, şükret bugüne.Bugün, yalnızca bugün,Senin ellerinde,Senin kalbinde,Senin gerçeğinde…Ve bugün,Gerçekten de hayatının en güzel günü olabilir.
Sevgi ve saygılar.