Marifet ve İltifat : Gönülleri Yücelten Sözün Gücü

3 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Hayatın içinde kimi zaman fark etmediğimiz, kimi zaman da kıymetini bilmediğimiz bir incelik vardır: iltifat. Kimi, onu basit bir övgüden ibaret görür; oysa aslında bir “nefes”tir. Nefes nasıl bedeni ayakta tutarsa, iltifat da gönlü besler, ruhu onarır. Ve her güzel söz, insana yıllarca yol gösteren bir işaret fişeği gibi kalır hafızalarda. Kalıcı olana yönelmek Yunus Emre’nin Tapduk Emre dergâhında yaşadığı meşhur menkıbe, bu hakikati en veciz hâliyle ortaya koyar. Yunus’a iki teklif sunulur: “İstersen buğday al git, karnın doysun; istersen nefes al git, gönlün doysun.” Yunus önce buğdayı seçer; fakat yol boyu düşünür: “Buğday tükenir, nefes ise ömür boyu sürer.” Geri dönüp nefesi ister. Yunus’un büyüklüğü, işte bu tercihtedir: geçici olana değil, kalıcı olana yönelmek. İltifat da böyledir. Bir bakışta sıradan görünen bir söz, maddi değerinden çok gönle kattığı zenginlikle kıymet kazanır.

Kültürümüzde boşuna söylenmemiştir: “Marifet iltifata tabidir.” Çünkü görünmeyen emek, toprağa atılmış ama sulanmamış tohum gibidir; içinde filizlenme kudreti vardır, fakat iltifatla yeşerir.

Ne yazık ki insanoğlu iltifatın kıymetini her zaman bilemiyor. Kimi kıskançlıkla susar, kimi gururla küçümser, kimi de duygusuzlukla geçiştirir. Oysa “Takdir, cömertlerin dilindeki güldür; cimrilerin yüreğinde ise diken.” Bir insan, başkasının başarısını övdüğünde küçülmez; bilakis büyür. Çünkü başkasındaki güzelliği görebilen, kendi gönül gözünün açıklığını göstermiş olur. Unutulmamalıdır ki marifetin kaynağı iltifat değildir. Marifet, kendi hakikatiyle değerlidir.

İnsan, “övgü almak için” değil, doğru ve güzel olanı gerçekleştirmek için işini yapmalıdır. İltifat, bu emeğin üzerine serpilen bir ışık, bir zarafet, bir taçtır. Gönül bahçesinde açan çiçek Mevlânâ’nın dediği gibi: “Güneş gibi şefkatli ol, gece gibi sır sakla, su gibi faydalı ol, toprak gibi alçakgönüllü ol.” İltifat, işte böylesi bir şefkat ve alçakgönüllülüğün dışa vurumudur. Bir gönül bahçesinde açan çiçektir; verildiğinde hem vereni güzelleştirir, hem alanı. Eksikliği ise kalpleri kurutur, ilişkileri çoraklaştırır.

Bir düşünün: bir öğretmen, öğrencisine “Senin emeğin sınıfımıza değer katıyor” dese… O öğrenci ömrü boyunca o sözü unutmadan yoluna devam eder. Bir anne, evladına “Senin varlığın bu eve huzur getiriyor” dese… O çocuk büyürken kendini değerli hisseder. Bir dost, arkadaşına “Senin desteğin olmasa ben ayakta duramazdım” dese… O dostluğun bağı daha da güçlenir. İltifat, işte bu küçük anlarda hayatı güzelleştiren ince bir dokunuştur. Bazen tek bir güzel söz, bir insanın kaderini değiştirecek kadar güçlüdür. Nice sanatçı, nice bilge ilk teşviki bir öğretmeninin ya da dostunun iltifat dolu sözlerinden almıştır. O söz onların ufkunu açmış, yolunu aydınlatmıştır.

Sözü pişirip söylemek İltifat etmek incelik, iltifatı kabul etmek ise erdemdir. Çünkü bir insan övgüyü küçümseyip reddetmez, alçakgönüllülükle kabul ederse, iltifat edenin nezaketini de onurlandırmış olur. Yunus Emre’nin şu sözünü hatırlayalım: “Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz, Sözü pişirmeyenin başını yiyedir bir söz.” İltifat, pişmiş sözdür; samimi, içten ve yürekten gelen… Böyle bir söz, alanın işini kolaylaştırır, yolunu aydınlatır. Eksikliği ise kalpleri kurutur, ilişkileri çoraklaştırır.

Ve yine Yunus hatırlatır: “Gönül Çalab’ın tahtı, gönüle Çalab baktı. İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise.” Bir gönlü yüceltmek, aslında en büyük iltifattır. Çünkü gönül incelikle beslenir; kırıldığında ise kolay kolay onarılamaz. Velhasıl, marifet iltifata tabidir; fakat marifetin kaynağı iltifat beklentisi olmamalıdır. İşini doğru yapan, marifetiyle değer kazanır; iltifat ise o değerin taçlanmasıdır. Nasıl ki güneş bulut ardında kalsa da varlığını sürdürür, marifet de övgüye kavuşmasa bile kıymetinden bir şey kaybetmez.

Öyleyse gördüğümüz güzelliği dile getirmekten çekinmeyelim. Çünkü söylenmeyen her iltifat, yitirilmiş bir fırsattır. Ve unutmayalım: “Bir gönlü yüceltmek, bir dağ dikmekten daha değerlidir.” İltifat, işte bu gönül yüceltmenin en zarif yoludur.

Sevgiler,saygılar.

Bu yazıyı puanlayın
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!