Ebabil Kuşlarının Mucizesi

3 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

İlginize çekerse bundan böyle aşağıda örneğini sunduğum yazıdaki gibi “ Akla sığmayan “ konuları tek olarak seçip sizlere sunmaya çalışacağım. Umarım beğenilir. Bugünkü “ Akla Sığmayan “ konu Ak kanatlı Ebabil kuşları…” Bu mucizevi kuşların hiç yere konmadan 300 gün havada kalabildiklerini biliyor muydunuz?

Tabi sadece bu kadar değiş, daha neler neler var. Vikipedi açıklamasında Ebabil kuşları “saldırganlar familyasından 16-17 santim boyunda kentlerde ve açık alanlarda yaşayan genellikle kırlangıçla karıştırılan bir kuş türü olarak “ tanımlanmış. Fil Vakası Ebabil kuşlarının en bilinen ve çarpıcı yönlerinden biri.0 Kur'an-ı Kerim'de Fil Suresi'nde anlatılan bu olayda, Kâbe'yi yıkmaya gelen Ebrehe'nin filleriyle donanmış ordusu, gagalarında ve ayaklarında taşıdıkları küçük taşlarla ebabil kuşları tarafından helak edilmiştir.

Bu, Allah'ın gücünün bir mucizesi olarak kabul edilir ve ebabil kuşlarına manevi bir anlam katar. Bu hikaye, onların sadece bir kuş türü olmaktan öte, ilahi bir görevin sembolü haline gelmelerini sağlamıştır. Kur’an- ı Kerim’de Mekke döneminde inmiş olan 5 ayetli “Fil suresi’nde “ Ebabil Kuşlarının anlatımı bulunmaktadır: Bu ayetin okunuşu ile mealen anlamı şöyledir: “ Bismillahi’r- Rahmani’r-Rahim (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.) 1-Elenfera keyfe fe’ale Rabbüke bi-ashabi’l- fil.

(Elem fera Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?) 2-Elem yec’al keydehum fi tadlil ( Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?) 3- Ve ersele ‘ aleyhim fayran ebabil. ( Onların üstüne ebabil kuşları gönderdi.) 4-Termihim bi- hicaratin min siccil. ( O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.) 5- Fece-‘alehum ke’asfin me’ kul.

( Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.) Çok çarpıcı ve ilgi çekici değil mi? Kesinlikle! Ebabil kuşları, hem dini ve kültürel anlamda taşıdıkları derin hikayelerle, hem de bilimsel olarak sahip oldukları şaşırtıcı özellikleriyle gerçekten çok çarpıcı ve ilgi çekici canlılardır. Gökyüzünün Efendileri: Ebabil Kuşları, doğanın belki de en sıra dışı göçmenlerinden.

Çoğu kuşun aksine, ömürlerinin neredeyse %90'ını havada geçirirlermiş. Evet, yanlış duymadınız. Yemek yemekten uyumaya kadar Cinsel birleşmeden,birçok temel yaşam faaliyetlerini uçarken gerçekleştirirlermiş. Uçarken uyuyabilen nadir kuş türlerinden biri olmaları, onları adeta "gökyüzünün efendileri" yapmıştır.

Yere sadece üreme dönemlerinde, kayalıklardaki ya da yüksek binaların çatılarındaki yuvalarına indikleri gözlemlenmiştir. Eğer şanslıysanız, özellikle akşam üstleri veya sabah erken saatlerde, sürüler halinde tiz çığlıklar atarak uçtuklarını görebilirsiniz. Çevik ve hızlı uçuşları, gökyüzünde sergiledikleri akrobatik hareketler gerçekten büyüleyicidir.

Onları görmek, hem doğanın hem de tarihin derinliklerinden gelen bir bağlantıyı hissettirebilir. Ebabil kuşları, hem mistik geçmişleriyle hem de hayranlık uyandıran doğal yaşam biçimleriyle gerçekten de çok çarpıcı ve ilgi çekici canlılardır. Onları bir daha gördüğünüzde, inanıyoruz ki; belki de artık sadece bir kuş değil, çok daha fazlasını göreceksiniz.

Günümüzde ise, ebabil kuşları doğal yaşam döngüleri içinde varlıklarını sürdüren göçmen kuşlardır. Türkiye'de ilkbaharda görülmeye başlar, sonbaharda ise Afrika gibi daha sıcak bölgelere göç ederler. Bu kuşlar, yaşamlarının büyük bir kısmını havada geçirirler ve uçarken uyuyabilirler. Dolayısıyla, "ebabil kuşları mucizesi" derken, tarihte yaşanmış olan ve dini metinlerde geçen olayı kastediyoruz.

Bu olay zaten yaşanmıştır ve bir daha benzer şekilde gerçekleşir mi, bilinemez! Eğer "mucize" kelimesini genel anlamda, ebabil kuşlarının sıra dışı yaşam tarzları, göçleri ve doğadaki rolleri bağlamında kullanıyorsak, evet, ebabil kuşları doğal yaşam döngülerini sürdürmeye devam edecekler ve bu da kendi içinde bir "doğa mucizesi" olarak görülecektir.

Bir başka ilginç konuda yenşden buluşmak üzere, hoşça kalın sağlıkla kalın efendim.

Bu yazıyı puanlayın
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!