Dinlemesini de Bilmek!
Bu yazıyı paylaş:
İnsanlara en zor gelen uygulamalardan biri neymiş biliyor musunuz? Şimdi söyleyince benim gibi sizler de şaşıp kalacaksınız.“Dinleme Sanatı” imiş! Bu da nerden çıktı diye düşüneceğinizi tahmin ettiğim için hemen cevap vereyim. Marcus Tulliısv Cicero’dan çıktı. Milattan önce yaşamış, 63 yaşında da öldürülmüş Romalı bir Devlet adamı, Avukat, bilgin, filozof,yazar ve akademik şüpheciymiş Cicero.
Ama bütün vizyonunun ötesinde o sadece Roma’nın değil, dünyanın en büyük hatiplerinden ve düz yazı ustalarından biri. Roma İmparatorluğu’nun kurulmasına yol açan krizler sırasında “ Optimal İlkeleri’ni ” savunmuş. Sezar'ın ölümünden sonra, güç mücadelesinde Marcus Antonius'un en büyük siyasi rakiplerinden biri haline gelmiş ve ona karşı sert konuşmalar yapmış Bunun üzerine İkinci üçlü yönetim tarafından devlet düşmanı ilan edilmiş.
Aslında hep böyle olur ve bu gelenek sürdürülür… Cicero, İtalya'dan kaçmaya çalışırken askerler tarafından yakalanmış ve MÖ 43'te idam cezası infaz edilmiş. Rivayet o ki; Cicero yönetimle başı derde girince toplumdan uzak bir yerde inzivaya çekilmiş bir müddet sonra da sıkılmış, bari demiş bildiklerimi başkalarına da öğreti vereyim demiş, kolları sıvamış, dil ve konuşma dersleri verme kararı almış.
Kapısına da kocaman bir bez afiş asarak “ Kurs Duyursu “ yapmış. Belli bir bedel üzerinden öğrenci kayıtlarını almaya başlanmış. Siyasiler konuşma yeteneklerini geliştirebilmek amacıyla fırsatı değerlendirip akın akın sıraya girmişler. Fakat cicero onlardan 2 kat ücret talep etmiş. Siyasiler tepki göstermişler.
öyle şey olur mu? demişler. Cicero “ olur olur “ demiş.Ben size “konuşma öğreteceğim ama ondan önce aslolan nasıl dinlemeniz gerektiğinin terbiyesini vereceğim “ cevabını yapıştırmış. Evet konuşmak kadar, hatta ondan daha önemllisi dinlemesini bilmektir. Konuşan karşı taraf ne kadar iyi dinlenirse, verilecek cevap, eda edilecek konuşma o kadar güzel ve etkili olacaktır.
Karşıdaki konuşurken, adam araya giriyor o da konuşmaya başlıyor ise, İki ses, ikisinin de ne söylediği belli olmaz. Bu uygulama çoğu kez maalesef bir türlü dikkate alınmaz ve hep böyle olur. Böylesi hem nezaketsizlik, hem de kocaman bir yanlıştır. Bunu bilmek belki önleyici olur ama Ciceron gibi bir öğreticiye herhalde ihtiyaç bulunmaktadır.
Karşılıklı konuşmalarda ve fikir teatilerinde karşı tarafın sözünü kesmeden dinleme alışkanlığı.mutlaka edinilmelidir. Bu, hem etkili iletişimin hem de sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur. Çünkü belşrttiğim gibi, anlamayı güçlendirir: Karşı tarafı kesmeden dinlemek, onun mesajını, bakış açısını, duygularını ve niyetini tam olarak anlamayı sağlar.
Söz kesmek, yanlış anlamalara ve eksik bilgilere yol açar, kişiye söz hakkı tanımak ve onu dinlemek, ona değer verildiğini ve konuşana saygı duyulduğunu hissettiren bir göstergedir. Bu da ilişkilerde güveni artırır. Dinlemek, kendini karşı tarafın yerine koymak ve onun hislerini anlamaya yardımcı olur.
Empati, sağlıklı ilişkilerin olmazsa olmazıdır.. Birinin sözünü kesmek, karşı tarafta öfke yaratabilir. Kesintisiz dinlemek ise konuşma ortamını daha sakin ve yapıcı hale getirir. Bir tartışma veya fikir teatisinde, tüm bakış açılarını tam olarak dinlemek, sorunu daha kapsamlı anlamanıza ve dolayısıyla daha etkili ve adil çözümler bulmanıza olanak tanır.
İnsanlar dinlendiklerini hissettiklerinde, kendilerini daha rahat ifade ederler. Bu da daha açık ve dürüst bir iletişim ortamı yaratır. Karşı tarafı dinlemeden sürekli araya girerek, kendi fikrini dayatmak, manipülatif veya baskıcı bir tavır olarak algılanabilir. Kısacası, bir konuşmada veya fikir alışverişinde başarılı olmak ve anlamlı sonuçlar elde etme isteniyorsa, öncelikle dinlemeyi öğrenmeli karşı tarafa konuşma fırsatı vermelidir.
Bu ilke asla akıldan çıkarılmamalıdır Dil ve konuşma terapisi diye bir uygulama var. Bu uygulama, bireylerin dil, konuşma, ses, iletişim ve yutma ile ilgili sorunlarını değerlendirerek, tanı koyuyor, arkadından tedavi ediyor. Böylece dikkatle, sakince dinleme öğreniliyor,modern iletişimdeki en büyük eksikliklerden biri de çözüme kavuşturulmuş oluyor.
Konumuzla ilgili hoş bir anımı da naklederek yazımı noktalamak istiyorum. İzmir Gazeteciler Cemiyetimizin yıllar önce Alsancak liman karşısında çok güzel, iki katlı köşk gibi bir binası vardı. O binayı Demokrat Parti Genel Başkanı, idam edilen Başbakan Adman Menderes tarafından İzmir Basınına bir armağan olarak verilmesi sağlanmıştı.
Levanten evleri kapsamında idi. Zemin katında da kiracı olarak o dönemin İzmir’in en güzide bir gece kulübü de bulunuyordu. Yönetim Burayı yüksek yapıya dönüştürmeye karar verdi, binanın yıkılmasını sağlamak amacıyla binayı boşalttı. Daha sonra İki ayrı yüksek bina orada dikildi. Yakın zamanda da şiddetli depremde hasar gördüğü için orası tekrar yıktırıldı ve yeni yüksek yapı yaptırılmasına geçildi.
İlk yıkım sonrası Cemiyet yönetimi Fransız Kültür merkezi arkasında Cumhuriyet Kız Enstitüsünün tam karşı köşesinde bir aparmanın 2. Katına taşındı. Zamanın Başbakanı Süleyman Demirel yanında ulaştırma Bakanı Nahit Menteşe ve diğer zevatla birlikte buraya teşrif ettiler. Cemiyet Başkanı Rahmetli Sabri Süphandağlı idi.
Başbakanı çok fazla gazeteci izliyordu. Ben ve kameraman arkadaşım Osman Aslan da TRT adına orada bulunuyorduk Basın toplantısı düzenledi Sayın Demirel. Çok önemli açıklamalar yaptı, uzun da sürdü. Toplantı bitti, Demirel, bir teveccüh olarak “ Hadi bakalım, makinalarınızı kapatın, kalemlerinizi bırakın sohbet edelim “ dedi..
Herkes uydu çok tatlı çok samimi.bir sohbet başladı.. Demirel konuşuyordu Rahmetli bir gazeteci arkadaşımız birden araya girerek, soru sorma ihtiyacı duydu. Konuşmasını uzattı, Sayın Başbakan da sabırla hiç müdahalede bulunmadan kendisini dinledi. Arkadaşımız nihayet konuşmasını bitirdi. Rahmetli Demirel hafif tebessüm ederek “ Peki.
Sorunuz neydi? Demez mi? Salonu müthiş bir kahkaha tufanı kapladı. Gazeteci arkadaşımız, uzun konuşmasında soracağı soruyu unutmuştu. Sadece bu anıda 2 büyük hata vardı birincisi dinlememek, ikincisi kısa soru yerine uzun konuşup soruyu unutmak. Bunun için kuralları benimsemek daima iyi bir yoldur. Yapılacak konuşmalar herkes için güzel olsun, yarar sağlasın sevgi ve saygılar