Merak Duygusu

3 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

Akşam tam yattım uykuya dalacağım aklıma bir şeyler takıldı beynimi meşgul etti, Kalktım unutmadan telefonumun tuşlarına basarak bunları yazıya dökme ihtiyacı duydum. Beni zihnen esir alan düşünmeye zevk eden konu neydi tahmin edebilir misiniz? “ Merak Duygusu” bu nasıl ortaya çıkmış, nasıl bir iştahdır?

Hadi balalım, düşün de yaz bakalım diyerek kendime bir yol açtım. Tabii herkesin söyleyebileceği gibi ben de hemen,Merak, bilinmeyene karşı duyulan öğrenme ve keşfetme arzusudur. Cevabını şapadak yapıştırdım unutmadan da bunu kayda aldım İyi ama sadece bilinmeyene mi?, olur olmaz her şeye burnunu sokmak merak değil mi?

Sadece bununla da kalmıyor tabii, yeni bilgiler edinme, olayların nedenlerini anlama ve çevremizdeki dünyayı daha iyi kavrama isteği olarak da karşımıza çıkabiliyorUani bir anlatımla her şyi öğrenmre içgüdüsünü tarifi merak oluyor. Merak, insanda ve hayvanda gözlenen araştırma ve öğrenmeye yönelik bir davranış biçimi olarak gelişiyormuş.

Merak, insanlık tarihinde bilim ve teknolojinin gelişmesine yol açan en önemli nitelik olarak da kabul ediliyor. Başıma iş aştım merakım fazlalaştı bu ne büyük bir işlevmiş? Beynimi rahatsız etmeye başladı “ Üstad Sadece insanlar mı merak eder,sadece insanlara özgü bir davranış biçimimidir? “ Diye sormaz mı.

Hadi bakalım çık işin içinden.. Kaytarmak istedim, “ Çok uykum var, sabah kalkınca cevap bulursam veririm “ dedim. Ses gelmedi, yastığa başımı koydum bu defa bir sağa bir sola döndüm olmadı. Tamam dedim buldum cevabı yapıştırıp kurtulayım diye hamle yaptım; birçok canlı türünde de farklı şekillerde de görülebilen temel bir dürtüdür.

oldu mu? Diye seslendim. Bu defa, Canlıları Nasıl Etkiler? Sorusu belirlenmez mi?Urla da balık tutma zevkim aklıma geldi dedim ki, oltanın ucuna ekmek takıp atıyorum, garibim koca ummanda özgürce yaşarken nedir diye merak edip ısırıveriyor anlamak için işte orada film kopuyorv e balık bu merakını hayatıyla ödüyor.

Komşumuzun köpeği “ Neco”var ama, o artık hepimizle dost oldu bizler onun insanı olduk. Elimle bir şey uzatıyorum, hemencecik mersk edip ne olduğunu anlamaya çalışıyor. İşte böyle diyerek sorunun cevabımı bir güzel verdim, rahatladım. Sandım ki başka soru artık ortaya çıkmaz. Ne gezer? Yine soru yağmuru devam etti: Bu defa Sence merak yararlı mı?, yararsız mı?

Sorusu peydah oldu. Patladım ne olur sorma ben her şeyi anlatayım dedim Evet, merakın canlılar üzerindeki etkileri hem yararlı hem de zararlı olabilir. Yararları fazladır öncelikle; onu anlatayım. merak, canlıların çevrelerini keşfetmelerini ve yeni şeyler öğrenmelerini sağlar. Bu, özellikle besin kaynaklarını bulma, avcılardan korunma veya yeni yaşam alanlarına uyum sağlama gibi durumlarda hayati önem taşır.

Yeni durumlara adapte olabilme yeteneğini artırır. Bilinmeyeni anlama isteği ortaya çıkarır. canlıları karşılaştıkları sorunlara çözüm bulmaya iter. Mesela bir hayvan yeni bir yiyecek kaynağına ulaşmak için farklı yöntemler denemekten çekinmez. İnsanlık tarihinde merak, birçok keşfin ve icadın temelini oluşturmuştur.

Bilimin, sanatın ve teknolojinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. İlmen ortaya konulmuş, merak saikiyle, bazı hayvan türleri yeni bölgeleri keşfetmek ve daha iyi yaşam koşulları bulmak anacıyla toplu halde göç etmektelermiş. Merakın her şeyde olduğu gibi bir de zararlı yönleri bulunmaktadır: Merak, canlıları bilinmeyen ve potansiyel olarak tehlikeli durumlarla yüz yüze getirebilir.

Bu fevkalade ciddi bir durumdur. Henüz emekleme aşamsındaki çocuklarda bile olıan her şeyi öğrenme merakı ile ciddi telikeler ortaya çokmaktadır Örneğin elindeki bir teli., elektrik prizine sokarak ne olacağını beklemesi gibi. Veya her şeyi o küçücük ağzına alıp ne olduğunu anlayamadan geçirdiği tehlikeler gibi… Veya yetişkin bir insanın yanmayan sobaya benzin dökersem çabuk alevlenir mi diyerek elini yüzünü yakması şeklinde bir çok olay vardır.

Bu hayvanlar için de söz konusudur Yeni bir bölgeyi keşfederken bir hayvan yırtıcılara veya zehirli bitkilere maruz kalabilir. Meraklı davranışlar, özellikle herhangi bir fayda sağlamadığında, önemli miktarda enerji ve zaman harcamasına neden olabilir. Özellikle genç bireylerde veya deneyimsiz canlılarda merak, dürtüsel ve riskli davranışlara yol açabilir.

Canlılarda Bu Duygu Nasıl ve Neden Ortaya Çıkmıştır? Merak duygusunun canlılarda ortaya çıkması, evrimsel süreçte sağladığı avantajlarla açıklanabilir. Merak, canlının çevresini daha iyi tanımasını ve potansiyel tehditleri veya fırsatları daha erken fark etmesini sağlar. Bu, hayatta kalma ve üreme şansını artıran önemli bir adaptasyondur.

Örneğin, yeni besin kaynaklarını keşfeden veya tehlikelerden daha hızlı kaçabilen bir canlı, genlerini bir sonraki nesle aktarma konusunda daha başarılı olabilir. Karmaşık beyin yapısına sahip canlılarda merakın daha belirgin olduğu görülür. Tıp uzmanlarının söyledikleri;Beyin, yeni bilgileri işleme ve depolama kapasitesiyle merakın gelişimini desteklermiş.

Merak duygusu, beyindeki ödül sistemiyle ilişkiliymiş. Yeni bir şeyler öğrenmek veya keşfetmek, dopamin gibi salgılarla, tatmin edici ödüllendirici bir his ortaya çıkıyormuş, işte bu his merak duygusu imiş. Merakın gelişiminde genetik yatkınlıklann ve çevresel faktörlerin etkisi de fazlaymış. Merak doğuştan gelen bir eğilim olabileceği gibi, erken yaşam deneyimleri ve öğrenme süreçleri de sonradan şekillenirmiş.

Özetle, merak, canlıların çevrelerine uyum sağlamaları, öğrenmeleri ve hayatta kalmaları için evrimsel süreçte geliştirmiş oldukları temel ve güçlü bir dürtüdür. Merak, insan doğasının ayrılmaz bir parçası ve yaşlara göre farklı şekillerde tezahür ediyor. İcatlar da kesinlikle merakın bir ürünüdür. Gelin bu konulara daha yakından bakalım: İnsanlar Hangi Yaşlardan İtibaren Nelere Merak Duyarlar?

Merak, doğumdan itibaren başlayan ve yaşam boyu devam eden bir süreçtir, ancak odaklandığı konular yaşa göre değişiklik gösterir: Merak, yeni doğan bebeğin annesini tanıma isteğiyle başlar. Sesler, kokular, dokular ve yüzler onun için yepyeni deneyimlerdir. Emeklemeye başladığında eşyaları, dolapları karıştırır; bu, onun ilk keşifleridir.

Çevresindeki nesnelerin nasıl çalıştığını, neden düştüğünü veya ses çıkardığını anlamaya çalışır. Bu dönem "neden?" sorularının bolca sorulduğu bir dönemdir. Çocuklar çevrelerindeki her şeyi sorgular: "Neden yağmur yağar?", "Neden köpekler konuşamaz?", "Güneş neden parlıyor?". Bu yaşlarda sözlü ifade ve zihinsel süreçler geliştiği için merakları artık dile dökülür ve öğrenme oyunlar aracılığıyla gerçekleşir.

Güzel bir anektod aklımda kalmış, Dede çok sevdiği torunuyla aşırı ilgileniyor. Onu parklara, doğal yaşam alanlarına, çarşıya, pazara götürüp gezdiriyor Çocuk öğrenmek maksadıyla, merak duygusuyla yorulmadan, neredeyse soluk almadan aralıksız sorular soruyor. Dede de büyük bir iştahla bıkmadan usanmadan soruları cevaplıyor.

Gel zaman, git zaman dede çok yaşlanıp, unutkanlıklar döömemine giriyor. O çok sevdiği torununu da bellimkim olduğunu hatırlayamıyor. Karşısında gördükçe, terliğini gösterip “ bu ne? “, “ bu ne? “ diye Her seferinde soruyor. Torun isyan ediyor! “ Dede yeter be, bıktırdın bin defa Terlşk dedik ya “ diye azarlamasını tekrarlıyor.

Anneannenin bu çok bu ağırına gidiyor” Güzel torunum, deden seni gezdirirken her şeyi on defa 20 defa da sorsan bıkmadan anlatırdı. Şimdi o bebek oldu, sen bilge, kızma dedeme “ diye ikaz eder, Evet işte bir insanın yetişmesi kolay olmuyor, soracsora, tecrübe ede ede öğreniyor, ama merak’ın İtici gücüyle… Okul Öncesi ve İlkokul Çağı dönemde merak daha bilimsel ve kavramsal bir yöne kayıyor, Uzay, hayvanlar, doğa olayları, fizik kuralları gibi konulara ilgi artıyor.

Çocuklar, bilgiyi derinlemesine öğrenme ve dünyayı daha geniş bir perspektiften anlama isteği duyuyorlar merakları daha da belirgin duruma geliyor. Ergenlik, dönemi "Ben kimim?" sorusunun sorgulandığı bir dönem olarak ortaya çıkıyor. Merak, kimlik arayışı, sosyal ilişkiler, kendi benliği ve geleceği üzerine yoğunlaşmalar başlıyor.

Akran grupları, müzik, moda gibi konulara karşı merak gelişiyor. Aynı zamanda dünyadaki olaylara ve toplumsal konulara karşı da duyarlılıklar fazlalaşıyor. Yaş ilerledikçe, bazı insanlarda merak duygusu azalma eğilimi gösterebiliyor. Ancak hayat boyu meraklı kalan yetişkinler de vardır. Buna örnek isterseniz kendimi gösterebilirim 🤣😆 Yetişkinlikte merak, genellikle kişisel gelişim, yeni beceriler edinme, kariyer hedefleri, farklı kültürleri tanıma veya ilgi alanlarında uzmanlaşma gibi daha özel ve derin konulara yönelebiliniyor.

Önemli olan, yaş ne olursa olsun öğrenme arzusunu canlı tutmaktır. İcatlar acana merak sonucunda mı ortaya çıkmıştır? Kesinlikle evet! İcatlar, merakın, ihtiyaçların ve problem çözme arzusunun birleşimiyle ortaya çıktığı bir gerçek. Bunun içindir ki, merak, bilimin ve teknolojinin temel itici gücüdür ifadesi kullanılır.

İnsanlar, çevrelerindeki olayları ve nesneleri "neden?" ve "nasıl?" sorularıyla sorgulamaya başladıklarında, yeni bilgilere ulaşma ve mevcut durumları iyileştirme isteği duymuşlardır. Mesela, tekerleğin İcadı. Hepmiz çok iyi biliyoruz ki, insanların ağır yükleri daha kolay taşıma ihtiyacı ve bu konuda bir çözüm bulma merakı, tekerleğin icadına yol açmıştır.

Nasıl daha verimli taşıma yapabiliriz sorusu, bu büyük buluşun kapısını aralamıştır. Elektriğin Keşfi ve Kullanımı ayni şekildedir. Şimşek gibi doğal olaylar ve bazı maddelerin etkileşimleri insanlarda "bu enerji nedir?", "nasıl çalışır?", "nasıl kontrol edebiliriz?" gibi sorular uyandırmıştır. Bu merak, yüzyıllar süren araştırmalar sonucunda elektriğin günlük hayatımızda kullanılmasını sağlamıştır.

Kuşların gökyüzünde süzüldüğünü gören insanlar, "biz neden uçamıyoruz?", "nasıl uçabiliriz?" gibi sorularla yüzyıllar boyunca uğraşmışlardır. Bu merak ve hayal gücü, uçakların icadıyla sonuçlanmıştır.ve giderek daha muhteşem sonuçlar elde edilmektedir. Bir hamamda yıkanırken elindeki tasın suda batmadığını görüp, suyun kaldırma kuvvetini bulan Arşimet i anmadan geçemeyiz.

Biz kendisini görmedik, hamam tasının da suda batmadığını görerek ‘ “ Buldum, buldum” dediğini de duyup şahit olmadık ama öyle anlattılar biz de inandık. Arşimet, MÖ 3. yüzyılda Syracusia adlı 110 metre uzunluğuyla Antik Çağ'ın en büyük gemisini bulduğu,suyun kaldırma gücüyle gerçekleştirmiş, tarih böyle yazıyor.

Sicilya'dan Mısır'a olağanüstü miktarda kargoyu bir seferde götürebilen bu ahşap hemi Titanik üzerinde 8 kule, mancınık sistemi, yüzmek içinde kullanılan bir temiz su sarnıcı, deniz balıklarının tutulduğu balık havuzu, heykeller, içinde hamam, kütüphane, okuma salonu bulunan neredeyse bugünün modern gemilerine yakın bir gemiyi suda yüzdürmüş İcatlar genellikle bir problemi çözme, bir ihtiyacı giderme veya mevcut bir durumu iyileştirme arayışındadırlar.

Galiba bu arayışın temelinde, bilinmeyeni anlama ve keşfetme merakı yatmaktadır. Bu büyük bir merak duygusudur. Merak olmasaydı, insanlar mevcutla yetinir ve gelişim için çaba göstermezlerdi. Bu nedenle icatlar, insanlık tarihindeki en büyük ilerlemelerin arkasındaki ana katalizörlerden biri olarak kabul edilmektedir Merak iyi yönde, yaralı bir amaç için kullanılabilirse harikadır, ama komşunun dedikodusunu yapabilmek için, bir casus gibi iç dünyasını meraktan çatlayıp öğrenmek amacına matuf bir girişim olarak gerçekleştirilmek istenirse işte o kocaman bir rezalettir.

Yaradan, insanları merakı iyi ve samimi olanlarla dost oimayı nasip eylesin sevgi ve saygılar

Bu yazıyı puanlayın
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!