Teknolojideki Hız Başdöndürücü!
Bu yazıyı paylaş:
Bu defaki konuyu “Robot Teknolojisi“ve “Yapay Zeka” olarak seçtim. Büyük ihtimalle sizlerin de sürekli olmasa da, bu konuda zaman zaman aklınıza takılan farklı sorular, cevaplar gelmiştir. İşte “ Akla sığmayan “ gelişme; “İnsanı metalleştirme, robotu insanlaştırma” sürecinin de başlaması ile yaşanıyor.
Bu bir ilerleme mi, yoksa insanlık krizinin işareti mi? İnsan endişelendiriyor. Bence oturup düşünmeli. çünkü çok yönlü ele alınması gereken önemli bir konu.Bilim adamları, bu konularla zaten direk ilgili, gereğini zaten yapıyorlardır. Bizim ki, sadece kendimizi tatmin mertebesinde, karınca kararınca olacak.
Evet, günümüzde yapay zeka ve robot teknolojisi artık “insanı kopyalama ve geçme” yarışına dönüşmüş durumda, bu görülen bşr gerçek. Bu gelişme; eğer ahlaki, dini ve insani sınırlarla yönlendirilemezse, insanlığın kendisine karşı geliştirdiği en büyük meydan okuma olabilecek gibi de görülmekte. Bu yazımızda önce, şu “insanın giderek metalleştirişmesini” ele alalım: İnsanı Metalleştirme, bedenin mekanikleştirilmesindeki kasıt nedir?
diyenlere açıklama yaparak başlayalım. Bu, insana:Biyonik kollar,Titanyum iskeletler, Mekanik kalp, yapay göz,kalp ve aort kapakları yerine metal kapak, dizlere metal protezlerin takılması ifadesidir Başlangıçta bu uygulamalar tedavi ve yardım içindi. Ama şimdi bazıları bu teknolojiyle “insanı daha güçlü, daha dayanıklı” hale getirmek için kullanmaya başladılar.
Böyle olunca da uygulamanın adı; galiba tıptan çıkıp “insan geliştirme endüstrisi ” oluyor. Bu yarışın elbette dini, etik, hukuki ya da psikolojik boyutları vardır, ama şimdilik bu olayı bir kenara bırakarak Robot teknolojisine geçelim. Hatırlanacaktır, geçenlerde insana benzeyen robotu da insanların koştuğu bir yarışa dahil ettiler.
Robot pek de koştu. İşte buradaki asıl maksat kafalara “Ey insanlık, artık bu dünyada biz de varız ve sizinle her konuda yarışacağım “ mesajı vermek idi. Bunda da başarılı oldular. Şimdi soru şu: “Bu gidiş nereye? Cevabı uygulamaların kendisi. İnsan bedeni artık “onarılacak bir makine” gibi görülüyor.
Her halde yakında “daha güçlü kol taktırmak istiyorum” diyen sağlıklı insanlar ortaya çıkabilecek. Bu da insanı kendi bedeninden, ister istemez, doğallığından, yaratılışından uzaklaşma anlamına gelecek. Gelelim Robotlara, yeni uygulamalara: Onlara senettik deri uygulaması başlatıldı. tıpkı insan gibiler.
Sadece bununla da kalınmadı gerçekten farkı olmayan özellikte yapay göz,kas dokusu eklendi. En enteresan ve aklı durduran ise duygu takviyesi oldu. Bunu duygu taklidi yazılımlarla sağlayıp galiba işi bitirdiler. Biz böyle dedik ama belki sürpriz olarak başka özellikler de görebiliriz. Amaç şu: Robotu insan gibi hissettirmek.
Bu hem görsel olarak hem de iletişim diliyle yapılıyor. Günümüzde bazı robotlar artık sadece iş yapmakla değil, düşünmek, konuşmak, duygusal ifadeler vermek gibi insana ait özelliklerle donatılıyor. Örnekleri var; Sophia adlı insansı robot yüz ifadeleri yapabiliyor, sohbet ediyor. Tesla’nın insansı robotu “Optimus” ev işlerine yardım edecek şekilde geliştirildi, Japonya’da ve Güney Kore’de Biraz daha ileri gidlerek; yaşlılara bakan, sohbet eden, duygusal tepki veren robotlar üretiliyor.
Bu gelişmeler sadece “fayda” için değil, adeta “insanı taklit etme” veya “insanı aşma” yarışıolarak görülüyor. Robotu Canlandırma, insana,yakınlaştırma Böylece,gerçekle taklit birbirine karışıyor. Bunlardan çıkan sonuç: meselenin teknolojinin kendisinde olmadığı, insanın niyetinde ve kullanım biçiminde olduğudur.
Bütün bu gelişmeler dikkate alındığında tartışılan konular: Acaba,Robot, ruh taşımasa da duygulu gibi davranışlarıyla insanlar onunla bağ kurar mı? Gerçek insan ilişkilerinin yerini yapay bağlar mı alır? İnsan, yalnız kaldıkça makineyle konuşmayı, insanla konuşmaya tercih eder mi? Bence hepsi için cevabım “ Evettir” çünkü internette paylaşımlarda bu yazdıklarımın bire bir uygulamaları bulunuyor.
Yazımı, bir robot ne kadar zeki, ne kadar insana benzese de ilahi anlamda bir can, ya da ruh taşımadığı için, insan gibi yaratılmış bir varlık olmadığı için, insanların birbirleriyle kaynaşmasının, sevmesinin ebedi olduğuna inananlardanım diyerek noktalıyorum. Kalınız sağlıcakla güzel insanlar Sevgi ve saygıyla.