Eleştiri Adabı

4 görüntülenme

Bu yazıyı paylaş:

İnsanları en fazla üzen davranışların başında kendilerine karşı yöneltilen eleştirler yer alıyor. Bu eleştirilerden ise erkeklerden daha fazla bayanlar üzüntüye kapılıyor. Ve hatta ınlar çoğu kez, çsinirlenip “ yetti artık be!” Diyerek isyan bayraklarını çekip, karşı ataklarını fazlasıyla gösteriyorlar.

Genellikle, bir şeyin iyi ya da kötü yönlerinin yorumu olarak tanımlanan eleştiriyi en fazla kullananlar ise,benim gözlemlerime göre; siyasilerle,bunlara ideolojik ve duygusal sempati besleyenler oluyor. Eleştiri,çözüm odaklı olarak, doğru ile yanlışları, başarı ile başarısızlıkları, değerli ile değersizliği ortaya koyma amacıyla yapılıyorsa, şapka çıkarılıp, eyvallah!

Denilebilir. Çünkü iyi ve dolgun bir eleştiri, aynadır, doğru yansına verir. Ama, eleştirici şahsiyet kırıcıysa; kimse o arkası yıpranmış, bunun için cam niteliğine bürünmüş görüntü özürlü:aynaya bakmak istemez. Aslında eleştirilerdeki esas amaç; yıkmak değil, yapmak, ya da düzeltmek, yanlıştan dönülmesini sağlamak olmalıdır.

Bunun için endazeyi kaçırmadan doğru ölçü kullanılmalı Bence eleştirinin ölçüsü niyet ve dilde gizlidir. İyi de bu nasıl sağlanıılmalı?anlatta dinleyelim derseniz yazıya devam ederim, Öncelikle, saygılı ve yapıcı olmalı, Asla kişiye değil, davranışa ya da fikre yönelmeli, Somut olmalı (n ( Ne neden yanlış, nasıl düzeltilebilir) gibi esasa bağlı konulara önem verilerek, üzerinde değerli, etkili fikirlerle takviyeli fikirler eda edilmeli, Eleştirinin zamanı ve yeri uygun olmalı Sadece tenkide değil, net şekilde çözümlere de yer verilerek maksat ortaya konulabilmelidir.

Eleştirilerde genellikle uygulayıcıyı hataya sevk eden yanlışlıklar bulunmaktadır: Maksadı kişisel saldırıya dönüştürmek bınlardan biridir. Aşağılamak ve ı küçümsemek, sürekli ve tekrarlayıcı biçimde yıpratmaya yönelmek hatalı bir davranış olarak çoğu zaman yapılmaktadır Hep duyarm; birileri için, “ Ne olmuş yani, adamı göklere mi çıkaralım, devrilsin gitsin, ortalığı mahvetti ” ifadeleri dile getirilir.

Bu eleştiri değildir, eleştiriden ziyade içindeki nefret duygularının dışa vurmuş halidir, nefretin, kusulmasıdır. Kin ayrı bir olgudur ve asla bir eleştiri değildir. Kin veya nefret duyguları bir kenara itilip,safiyane bir samimiyetle icra edilebilecek eleştiri hem çok etkilidir, hem de çok yararlıdır Yapıcı eleştiri gelişim getirir, yıkıcı eleştiri direnç doğurur Yararlı eleştirilerde hata varsa fark edilir, düzeltilir, Gelişim sağlanır, Farklı bakış açıları ortaya çıkar, etik uyarı yapılmış olur.

Aksi halde zararlı sonuçlarla karşılaşılır; Bunu ortaya çıkaran sebeler üzerinde de biraz durmak isterim. Bunlar:Eleştiriyi, hakarete, küçümsemeye dönüştürmektir, Kişiyi kırmak, karşı tarafın özgüvenini sarsmak, Çözüm önerememek, Sürekli yıkıcı olmaktır. Kısacası: “Eleştiri, geliştirici ise değerlidir; yıkıcı ise zararlıdır.

Ölçüsü ise niyet, dil ve yapıcılıkta gizlidir.” Eleştiri yapan ne söylediğinin farkında olmalı, hep ayni şeyleri papağan gibi tekrarlayıp,eleştiri yaptığımı sammamalı, bi de çok kullanırız “ Arkadaş, yetti gari, kısa kes Aydın havası olsun “ deriz ya! işte bıktırır biçimde uzun uzun konuşup, içi boş alternatifsiz, sadece “ kötü “ ifadelerin yer aldığı bir söylem eleştiri yerine geçemez Yazımın başlarında eleştiriyi en fszla kullananların siyasetçiler olduğu savımı paylaşmıştım.

Öyleyse siyasetçiler neden buna ihtiyaç duyarlar? Diye solulabilecek meraka da izninizle cevap vermeliyim. Buna da bir cevap vermeliyim. Siyasette güç mücadelesi ve rekabet önemlidir. Bu güç siyaset, iktidar mücadelesidir. Rakibi yıpratmak, kendi konumunu güçlendirmek için eleştiri temel araçlardan biri olarak kullanılır ve bu kaçınılmaz olarak behemehal kullanılır.

Özellikle seçim dönemlerinde eleştirilerin dozu yalan,yanlış da olsa artar çünkü kamuoyunu etkilemek için rakibin eksikleri öne çıkar onları gözden düşürüp, kendilerine puan kazandırmak için bu yapılır, yapılmaktadır. anti parantez ( bu söylemleri işiten kitle zaten heyecandan ne anlar ne duyar, ama yüreğindeki sevginin, sempatinin, çoşkusu ile mutlu şekilde alkışlar havalar zıplar) Bu yolla kamuoyu desteği sağlanarak oyların kendilerine yönlendirilmesi amaçlanılır.

Toplumun dikkatini kendi çözümlerine çekmek için, politikacıların çoğu, önce mevcut durumu eleştirme gayretine girerler. “Bakın, bu sistem/siyasi aktör yanlış yapıyor” dedikten sonra kendi çözümünü sunarak daha etkili bir propoganda yöntemini seçmiş olurlar. Sorunları gündemde tutmak siyssetçilerin ellerindeki en büyük kozlardan biridir.

Bir konu halkın ilgisini kaybediyorsa, onu sürekli eleştirerek canlı tutmak siyasetçinin işine gelmektedir. Eleştiri, siyasetçi için bir nevi “gündem kontrolüdür” “ de diyebiliriz. Seçim meydanlarında topluluğu,destekçileri motive etmek için, eleştiri sadece rakibe değil, kendi diğer kitlesine moral vermek için önem taşımaktadır.

“Biz haklıyız, onlar haksız” söyleminii, kutuplaşma yoluyla bağlılığı güçlendireceğini bilirler ve öyle davranırlar, Politikacılar, yapıcı, çözüme dayalı siyaseti pek sevmezler, çünkü; daha zordur, bu onların pek işine gelmez. Politikasız ve poltiikacısız bir dünya olmayacağına göre, haklı da olsa, haksız da olsa kendi bilecekleri şekilde onlar kendi lerine has eleştiriler taktiklerini uygulayacaklardır, bizler de paşa paşa söylediklerine kanıp, ya alkışlayacağız veya, …….

Kulaklarımızı kapatıp heyecanla onları alkışlayacağız.. Herkese bol enerji, sağlık sevgi saygılar.

Bu yazıyı puanlayın
Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!